Resim Sınavlarını Kazananların Sergisi
BATILILAŞMA DÖNEMİNDE VE DÖNEMİN SANAT ORTAMINDA TÜRK KADINI
Kadının sanata katılımı aslında kadının sosyal yaşama katılımıyla mümkün olabilmektedir. Savaş yıllarında erkeğin savaşa gitmesiyle pek çok işi yüklenen kadınlar savaşın hemen arkasında ağır görevler üstlenmiştir. Bu dönemde hastabakıcılık ve öğretmenlik kursları açılarak kadının sosyal yaşama adapte olması sağlanmıştır. Tanzimat sonrası açılan okullar ve yayınlanan dergiler, kurulan dernekler kadınların özgürleşmesi yolundaki önemli adımlardır. Örgün eğitime kız öğrencilerin kabulü 1869 yılında çıkan Umumiye Nizannamesi ile gerçekleştirilmiştir.
Bu dönemin genel yapısına bakarsak, Osmanlı’nın yenilgiler sonrasında güç kaybetmesi ile gözlerin batıya çevrildiğini, değişim ve arayış hareketlerinin başladığını görürüz. Osmanlı Batılılaşması Lâle Devri (1718–1730) ile başlar. 3.Selim (1761–1808) ve 2. Mahmut (1785–1839) dönemlerinde yenileşme hareketleri hız kazanmıştır. Bu dönemde Avrupa ülkelerine elçiler gönderilmiş, ordunun yenileştirilmesi gayretleri gösterilmiştir.
1795 yılında kurulan Mühendishane-i Berri-i Hümayun ve 1773 yılında kurulan Mühendishane-i Bahri Hümayun programlarına ilk kez resim dersi konmuştur. Bu dersler, askeri gereksinimler için desen ve perspektif ağırlıklı gerçekleştirilmiş ve yabancı hocalar tarafından yürütülmüştür. Bu okullarda yetişen sanatçıların eserlerinde mimari yapılar ve manzara çalışmaları geniş yer kaplar. Osmanlı yetenekli öğrencileri Avrupa’ya göndererek dönüşte Harbiye gibi okullarda sanat öğretimi görevine atıyordu. İlk öğrenci grubu 1829 yılında yollanmıştır. Primitifler de fotoğraflardan yararlanarak cami, saray bahçesi gibi konular üzerinde çalışmışlardır.
1839’da Tanzimat Fermanı ilan edilmiş, 1876 da Meşrutiyet’in ilanı ile ilk anayasa olan Kanuni Esasi’nin ilan edilmiştir. 1850’den sonra ülkemizde sanat alanında arka arkaya önemli tarihi gelişmeler görülüyor…1853’ten itibaren ilkokul çağındaki çocuklara, başarısız da olsa, sanat dersi veriliyor. Sultan II. Mahmut … kendi portre resimlerini şatafatlı eğlenceler eşliğinde resmi dairelerin duvarlarına astırıyor.(Güzelhan, 2005, 44)
İlk kız rüşdiyesinin açılışı (1859) kabul edilmekte, sebep olarak da ders programında “nakış” dersinin varlığı gösterilmektedir. (Kurnaz, 1991: 20) Darülmuallimat (kız öğretmen okulu) ise 1870 yılında açılmıştır. “1869'da yayınlanan Maarif-i Umumiye Nizamnamesi ile eğitim tamamen Batı örneğinde bir sisteme geçmiştir. Bir yandan Batı tipi askeri teşkilatlanma sürdürülürken, diğer yandan da hukuk, sanat ve edebiyat alanlarında Avrupa kültürleri yönünde yenileşmeler başlamıştır.(Ergün, 2009) 19. yy.ın ikinci yarısında Maarif Nazırı Abdurrahman Sami Paşa ile Sadrazam Saffet Paşa kızlar için okullar açtırmışlardır. Çok sayıda kadın sanatçıların da üyesi bulunduğu yabancıların kurduğu Elifba (Club’ de I’ABC) adlı kulüp 1880-1882 yılları arasında sergiler düzenlemiştir.
1883’de Sanayi-i Nefise’nin eğitime başlaması ile sanatın gelişimi ivme kazanmıştır. 1916’da başlayan Galatasaray Sergileri bu ortamın ürünüdür. Son Osmanlı halifesi Abdülmecit Efendi de (1868-1944) resim sanatına ilgi duymuştur. Kendisi resim cemiyeti başkanlığı ve ressamlık yapmıştır. 1913 yılında tedrisat kanunu çıkarılır ve yurt çapında kız rüştiyeleri açılır. 1914 yılında darülfünuna (üniversiteye) kız öğrenci alınmaya başlanır. 1926’da şeriatın kaldırılmasıyla kabul edilen medeni kanun ile kadın erkek arasındaki eşitsizlik giderilir. Kadınlara; 1930 yılında belediye seçimlerinde seçme, 1935’de genel seçimlerde seçme ve seçilme hakkı verilir.
Birinci Dünya Savaşı’nda Türk kadını, eskiden beri kendisini çember içine almış yapay her toplum yasasını yararak kendine düşen görevi fazlası ile yerine getirir. 1919–1923 Türk Kurtuluş Savaşı’nda ise bizzat cephede savaşa katılır. Cumhuriyet’in kurulması ile kadın hakları Tazminat’taki gibi sosyal reformların önemli bir bölümü olarak ele alınır.(Doğramacı, 1989: 11) Kadınların haklarını savunan ve bilinçlenmesini sağlayan pek çok yayın da çıkarılmıştır. Mehasin (1908), Kadın Bahçesi ve Kadın Dünyası (1912), Kadın Duygusu, Kadın Âlemi ve Kadınlık (1913), Kadın Hayatı (1918) kadın sesini duyuran etkili yayınlar olmuştur.(Doğramacı, 1989: 135) 1800’lerin sonu ile 1900’erin başında yetişen kadın sanatçılarımız yabancı dil bilen, yurt dışından gelen eğitmenlerden ders almış, ilerici kadınlardır.
Adana da Açılan Sanat Sergileri
Adana da Açılan Sanat Sergileri
Adana da Açılan Sanat Sergileri
Adana da Açılan Sanat Sergileri
Adana da Açılan Sanat Sergileri
Adana da Açılan Sanat Sergileri
Adana da Resim Ve Muzik
Adana da Resim Ve Muzik
Video Dersler İzle
Karakalem
KuruBoya
SuluBoya
PastelBoya
YagliBoya
Perspektif
Dijital
İletişim Bilgileri:
Anadolu Telefonlarımız
Çınarlı Mah. 61020 Sok. No: 4 Arzu Apt. Zemin Kat: 2 Seyhan / ADANA 0(322) 459 37 37
Döşeme Mah. Mehmet Nuri Sabuncu Blv. No: 25 Seyhan / ADANA 0(322) 431 11 54
